Yeşil-Mavi Amasra

Üniversiteyi Bartın’da okuduğum için ilk gezi durağım Bartın olmalı dedim. Aslında bu yazıda Bartın değilde onun şirin mi şirin ilçesi Amasra’yı anlatacağım size.  İstanbul’dan çıkıp da Bolu’ya yaklaşmaya başlayınca zaten başka bir gezegende hissediyor insan kendini. Özellikle de İstanbul’dan pek uzaklaşmıyorsanız Karadeniz insana bir başka geliyor. İstanbul ne kadar griyse Karadeniz o kadar yeşil. Amasra küçük bir yer olmasına rağmen hiç sıkılmayacağınız bir yer.

amasra

Amasra’yla ilgili yaygın bilinen bir de tarih notu vardır;

13. yüzyılda Cenevizliler tarafından ele geçirilen Amasra’ya Fatih Sultan Mehmet 1460 yılı Ekim ayında bir sefer düzenler. Şehre hakim bir tepeye geldiğinde hayranlığını belli eden meşhur sözü eder:

« Lala, lala!, çeşm-i cihan bu m’ola” ve kaleye haber gönderir : ” Bu kadar güzel bir yere zarar vererek almak istemem kalenin anahtarını bana getiriniz. »

Gezinin en önemli kısmı tabi ki yeme içme kısmı. Amasra’da ne yesem ne içsem derseniz tabi ki rakı balık derim. Çeşm-i Cihan bence Amasra’nın en iyi balık restoranı. İnternette araştırırsanız en önemli özelliği salatasıdır. Benim gibi hiç salata yemeyen insan bile o salataya bayılıyorsa gerisini siz düşünün. “Bir salataya ne kadar malzeme konulabilir ki?”nin cevabı Çeşm-i Cihan’da 🙂 Ayrıca garsonlar yakınınızdayken arkadaşlarınız arasında “Off ya balıktan sonra da kızarmış helva mükemmel oluyor” derseniz sürpriz bir ikram bile yapabiliyorlar 🙂

11339_b4d0768250_medium

Fakat bu yazı mutlu sonla bitmiyor, bu cennet mekan şu aralar termik santral mücadelesi veriyor. Eğer sizde destek olmak isterseniz şöyle de bir facebook grupları var;

http://www.facebook.com/pages/Bart%C4%B1n-Amasrada-Termik-Santral-Kurulmas%C4%B1n-/237773863186

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir