Korku

image.jpeg

Facebook’ta bu aralar devamlı dolaşan “Büyük İstanbul Depremi” konulu yazılar ve fotoğraflar yüzünden neredeyse geceleri uyuyamıyorum. Her an deprem olur mu ya diye düşünüyorum. Kendim için korkmuyorum tabi ki. Oğlum, kardeşim, eşim, annem, babam tüm yakınlarım için korkuyorum. Göçük altında kalır mıyım diye düşünüp duruyorum. Sonra bununla ilgili yazılar okuyorum tek ben değilim diyerek biraz rahatlıyorum.

Bu bir ihtimal korkusu. Belki de hiç deprem olmayacak. Olsa bile ev çökmeyecek. Yani bu korkuyu atlatmak aslında kolay.

Bir de gerçek, yüksek ihtimal olacak, yaşadığın ülke yüzünden korkularımız var şimdi. Kadıköy, Taksim gibi kalabalık yerler tehlikeli. Hava güzelse sahil kenarları tehlikeli. Alışveriş merkezleri tehlikeli. Havalimanları belki en güvenli yerlerdir diyorsunuz ama 3 canlı bomba girebiliyor. Diğer kontrolsüz yerleri düşünemiyorum bile. Okulunun önü tehlikeli. Evinin önü tehlikeli. Arabanın içi tehlikeli.

Vezneciler patlamasından 1 gün önce aynı saatte kardeşim o duraktaydı. İstanbul Üniversitesinin mezuniyet töreni için. Bütün aile 1 gün önce biz oradaydık. Havalimanı patlamasında Facebook’tan bir hocam 1 gün önce oradan kızımı aldım yazmış. Bazıları 1 saat önce, 10 dakika önce oradaydı. Şimdi kurtulduk. Yarın ne olacak?

Diy:Fotoğraf Fikri

Zaman zaman evdeki fazlalıkları hiç düşünmeden atıyorum. Ben minimal yaşamayı seviyorum. Evde fazladan biblo bile bırakmıyorum. 

Sanırım herkes bilir sanki zorunluymuş gibi perdelerin kenarına illa bir de fon perde alınır süslü kemerle şöyle bir toparlanır ve yıllarca öyle kenarda asılı kalır. Bende aldım tabi ki. Hem de sütlü kahve. Kahvenin hiç bir tonunu sevmem aslında ama almam gerek ya en uygun o vardı onu aldım. 3 yıldır pis pis onlara bakıyorum. En sonunda hepsini toplayıp kaldırdım. Salonum ferahladı. Fakat bir duvar boş kaldı gibi geldi.


Bende duvara ne yapabilirim diye düşünürken şu bağlantıda çok güzel bir fikir buldum. Şimdi tek yapmam gereken dışardan bir dal bulmak onu güzelce temizleyip belki biraz parlaması için verniklemek ve en sevdiğim fotoğraflarımı asmak 🙂 Belki sizinde böyle boş bir duvarınız vardır. Fikir olsun.

Sevgilerle..

Deadpool (2016)

image

En tatlı anti-kahraman Deadpool’u izlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız. Bu filmi sinemada izleyemedim çünkü izleyen çoğu kişi çok küfürlü, yarısında çıktım falan yazmıştı. Neyse bir gün yine mükemmel akşamlarımdan birini yaşıyorum.. Kocayla çocuğu yollamışım dışarı çayımı da demlemişim tek eksiğim film. Dur dedim ben bunu bir izleyim. Nasıl eğlendim belli değil. Küfürlü yazan bu arkadaşlar eminim Recep İvedik’in salak esprilerine gülüp seriyi tamamlamışlardır. Emin olun Recep İvedik filmlerindeki espriler ve küfürler bundan bin kat kötü. İnce esprileri sevenleri kalbinden vurur bu film. Genel konu şöyle,
Eski bir özel kuvvetler görevlisi olan Wade Wilson ordudan ayrıldıktan sonra kendi çöplüğünde, kendi kurallarına göre takılan, kötünün iyisi bir adamdır. Hayatına yeni giren Vanessa ile harika bir uyumu varken bir şeylerin tam da yolunda gittiğni düşünürken, kanser olduğu gerçeğiyle yüz yüze kalır. Sevdiği kadını bu acılı süreci izlemekten kurtarmak için onu terk eden Wade, kendisine tedavi umudu sunan bir bilimsel projeye katılır. Fakat bu proje sadece bir ‘yan etki’ olarak kansere tedavi olacaktır. Asıl amaç birtakım DNA’ları tetiklemektir. Akla gelmeyecek acılara göğüs geren Wade, her şey sona erdiğinde üstün yetenkelere sahip olur. Fakat tüm bu özellikleriyle tek bir amacı vardır, Ajax “Francis”ten intikam almak! 

Sevgilerle..

X-Men Apocalypse (2016) 


Uzun zamandır film yazısı yazmıyordum. X-Men daha ne kadar devam filmi çeker bilmiyorum ama son filmden bile ben 4 ayrı film konusu çıkardım şimdiden. Bu sefer ki filmde Mutantların okuldaki ilk yıllarına gidiyoruz. Yine efektler harikaydı. Ben zaten X-Men’in her serisini sevdiğimden buna da bayıldım. Bir de James McAvoy oynuyor daha ne diyim 🙂 

Filmin genel konusu; Medeniyetin şafağından beri, Apocalypse’e tanrı gözüyle bakılmaktadır. Marvel’in X-Men evreninin ilk ve en güçlü mutantı Apocalypse, birçok mutantın özelliğini kendinde toplayarak ölümsüz ve yenilmez olmuştur. Binlerce yıllık uykusundan uyandığında bulduğu dünya, onu büyük hayal kırıklığına uğratır. Kendine mutantlardan güçlü bir takım oluşturur. İçinde Magneto’nun (Michael Fassbender) da bulunduğu takımın amacı insanoğlunu gezegenden temizlemek ve Apocalypse’in saltanat sürebileceği bir dünya hazırlamaktır. Dünyanın kaderi dengede durmaktadır. Professor X’in (James McAcoy) de yardımıyla, Raven (Jennifer Lawrence) genç bir X-Men takımına yardım etmeli ve insanoğlunu tamamen yok oluştan kurtarmalıdır. (Kaynak)

Jhon Frieda Frizz Ease Serum


İlk kez bir jhon Frieda ürünü denedim. Bu serum elektriklenme önleyici. Benim saçlarım çok elektriklenmez ama ben belki kabarmayı da önler hem saçlarım biraz yumuşar diye almıştım. Benim istediklerimi pek yerine getirmedi.

Daha önce kullandığım mucizevi yağdan pek bir farkı yok hatta o ürün daha ucuz ve saçları parlaklaştırıyor.

Bu serum kuru saça uygulanıyor. Özellikle fönden sonra uçuşan saçlarınıza sürebilirsiniz. Pompalı şişesi sayesinde kolay sürülüyor. Saçın diplerine değil uçlarına uyguluyoruz. Ben tekrar almayı düşünmem. Saçlarımı yumuşatmadı ve bakım yaptığını pek hissedemedim. 

Sevgilerle