İşler Zorlaştığında Bile Sakin Kalmak

Hepimizin içinde bulunduğumuz her durumun üstesinden gelebilecek güce sahip olduğumuza inanıyorum.  Araştırmalar bize sakin bir zihinle başarılı olmak arasında güçlü bir ilişki olduğunu söylüyor. Tabii ki bazı sinirli olduğumuz zamanlarda sadece beşe kadar say ve derin nefes alma yöntemi işe yaramıyor. Bu yazıda işler zorlaştığında bile sakin kalmak konusunu ele almak istedim çünkü ben de son zamanlarda sakin kalamadığım anlar yaşıyorum.

Tahammülsüzlüğümün nedenini aslında biliyorum. Genellikle olaylara karşı sakin kalan bir insanım. Çoğu zaman karşımdaki insan beni acıtsa bile cevap vermem. Hatta duymamazlıktan gelip hiç cevap vermeden geçiştirmişliğim olur. Fakat öyle bir an gelirki normal bir zamanda buna çok fazla tepki veririm. Her konuda çat çat cevap veren insanlardan hiçbir zaman olmadım. Eleştiriye gelemeyen direkt olarak karşıdakine saldıran kişilerden değilim. Fakat sakin durup durup bir süre sonra buna tahammül edemediğinizde ve cevap vermeye başladığınızda karşınızdaki kişiler sizi bencillikle, alınganlıkla ya da değişmekle suçluyor. Her durumda sakin kalmak pek mümkün değil gibi ama tüm gemileri yakmaya karar verdiğim şu günlerde bu yazıyı yazıyorum. Aslında kendim için bunu araştırdım ve sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Sakin Kalmak

Çok sinirliyim nasıl sakin kalabilirim diyorsanız ilk yöntemimiz; sakin kalmanın ve durumu kontrol altına almanın harika bir yolu, basitçe mızmızlanmayı bırakmaktır. An’a odaklanın. 20-60 saniye boyunca yalnızca işaret parmağınızın arkasına konsantre olun. Zihninizin ve vücudunuzun onun tarafından tüketilmesine izin verin. Parmağınızı kendinize yaklaştırın ve çizgileri ve perçinleri inceleyin. Bunu derin, yavaş nefes alırken yapın – burnunuzdan nefes alın ve ağzınızdan nefes verin.

Beklenmedik durumlarda paniğe kapılmak veya korkuya odaklanmak doğaldır, ancak bu genellikle bizim için en iyi şey değildir. Bir aslan tarafından kovalanmadıkça veya doğal dövüş ya da kaç içgüdümüzün aslında bizi koruduğu başka bir durum dışında. Çoğu zaman, otomatik olarak seçtiğimiz bakış açısı beynimizin bizi güvende tutacağını düşündüğü bir şeydir, ancak her zaman en mantıklı bakış açısı değildir.

Başka bir sakinleştirici araç, huzurlu bir sahneyi görselleştirmek için günde birkaç dakika ayırmaktır. Yumuşak bir esinti ve sizi saran ılık güneş ile güzel bir kumsalda uzandığınızı hayal edin. Şimdi o anın güzel duygularını hissedin. Bu anahtar. Zihniniz hayal edilen bir şey ile gerçek arasındaki farkı söyleyemez, bu yüzden sizi en çok rahatlatan sahneyi bulun ve oraya sık sık gidin. Kendinize bir güvenli alan oluşturun. Bu güvenli alana gitmek için yalnızca zor ve kaygılı zamanları seçmeyin. Her gün yalnızca 5 dakika bile olsa gözlerinizi kapatın ve kendinizi o güvenli ve huzurlu alanınızda hayal edin.

Yarının daha iyi olacağına inanmak, bugünün zorluklarını aşmamıza yardımcı olabilir. Sorunlarımıza umut ve güvenle tepki verdiğimizde, durumu daha iyi yönetebiliriz. Koşullarımız üzerinde durmak yerine çözümler ararız.

Kendinizi, hayatınızdaki birçok şeyi sabote etmenize neden olabilecek “eğer” döngüsüne yakalanmış bulabilirsiniz.

Bu düşüncelerden birini yaşadığınızda, durun ve kendinize şu soruları sorun:

  • Bunun olması muhtemel mi?
  • Bu mantıklı bir düşünce mi?
  • Bu daha önce başıma geldi mi?
  • Olabilecek en kötü şey nedir? Bunu halledebilir miyim?

Soruları gözden geçirdikten sonra, düşüncenizi yeniden çerçevelemenin zamanı geldi. “Ben o köprüden geçemem. Ya bir deprem olursa ve suya düşerse?” Kendinize şunu söyleyin: “O köprüden her gün geçen insanlar var ve köprü hiç suya düşmedi.”

Kaygılarınız ve sizi sinirlendiren şeyler hakkında detaylıca düşünün ve kendinize şu soruları sorun; “Gelecek hafta bu zamanlar benim için önemli olacak mı?”, “Bu ne kadar önemli?” veya “Bu kişinin/durumun huzurumu çalmasına izin mi vereceğim?”

Sakinleşemediğinizde oradan ayrılın. Durumu terk edin, başka bir yöne bakın, odadan çıkın veya dışarı çıkın.

Endişeli veya kızgın olduğunuzda, enerjinizin çoğu mantıksız düşüncelere harcanır. Sakin olduğunuzda, küçük bir peluş hayvan, cebinizde sakladığınız cilalı bir taş veya boynunuza taktığınız bir kolye gibi bir “odaklanma nesnesi” bulun.

Endişe veya hayal kırıklığı yaşadığınızda bu nesneye dokunacağınızı kendinize söyleyin. Bu sizi merkeze alır ve düşüncelerinizi sakinleştirmeye yardımcı olur. Örneğin, işteyseniz ve patronunuz sizi endişelendiriyorsa, kolyenizi boynunuza hafifçe sürtün.

Temiz Hava Alın

Bir odadaki sıcaklık ve hava sirkülasyonu endişenizi veya öfkenizi artırabilir. Gergin hissediyorsanız ve bulunduğunuz alan sıcak ve havasızsa, bu panik atağı tetikleyebilir .

Kendinizi mümkün olan en kısa sürede o ortamdan uzaklaştırın ve birkaç dakikalığına da olsa dışarı çıkın.

Temiz hava sadece sakinleşmenize yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda ortam değişikliği bazen endişeli veya öfkeli düşünce sürecinizi kesintiye uğratabilir.

Sevgilerle

Bu yazıyı beğendiyseniz sosyal medya hesaplarınızdan paylaşırsanız fazlasıyla teşekkür etmiş olursunuz.

Daha fazla bilgi için beni sosyal medyada takip etmeyi unutmayın – Facebook, Instagram, Pinterest ve Twitter.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: