Bazen bir haftaya başlarken yapılacaklar listemiz hazır oluyor ama ruhumuz hazır olmuyor. Ajandada görevler var, toplantılar var, okunacak sayfalar var… ama bir yön duygusu yok. İşte tam bu noktada haftalık tema kelimeleri devreye giriyor.
Ben bir süredir haftaya yapılacaklar listesiyle değil, bir kelimeyle başlıyorum. Çünkü bir kelime zihni toparlıyor. O kelime haftanın filtresi oluyor. Karar verirken, plan yaparken, hatta bir şeye “evet” ya da “hayır” derken bile o kelime devreye giriyor.
Haftalık tema için seçeceğin kelime iddialı olmak zorunda değil. Hatta ne kadar sade olursa o kadar etkili oluyor. İşte sana 10 ilham kelimesi ve her birini nasıl kullanabileceğine dair küçük bir zihinsel çerçeve.
İlk kelime: Odak.
Bu hafta dağılmıyorum demek. Yarım kalan işleri bitirmek, aynı anda beş şeye başlamamak, özellikle zihinsel dağınıklığı azaltmak. Eğer yoğun bir dönemdeysen ve bir sürü şeye yetişmeye çalışıyorsan, “odak” kelimesi haftanın pusulası olabilir.
İkinci kelime: Sadelik.
Ajandanı, masanı, zihnini sadeleştirme haftası. Belki fazla yük aldın, belki çok kitap seçtin, belki çok hedef koydun. Sadelik haftasında azaltırsın. Daha az ama daha bilinçli.
Üçüncü kelime: Derinlik.
Bu kelime özellikle okuma haftaları için çok iyi çalışıyor. O hafta hızlı tüketmek yerine sindirmeyi seçiyorsun. Mesela bir kitabı yüzeysel geçmek yerine gerçekten anlamaya çalışıyorsun. Belki bir metni ikinci kez okuyorsun. Derinlik, yavaşlamayı öğretir.
Dördüncü kelime: Cesaret.
Zor bir işe başlamak, ertelediğin bir projeyi açmak, belki uzun zamandır gözünü korkutan bir kitabı raftan indirmek. Cesaret haftası biraz konfor alanının dışına çıkmak demek.
Beşinci kelime: Disiplin.
Motivasyonun olmadığı haftalar için birebir. Disiplin demek, canın istemese de yapman gerekeni yapmak demek. Özellikle çalışma ve okuma düzenini yeniden kurmak istediğin dönemlerde çok işe yarar. Biraz daha detaylı içerik istersen bu maddeyle ilgili şöyle de bir yazım var –> Düzenli Not Tutma Planlaması Yapmak

Altıncı kelime: Şefkat.
Kendine karşı. Her hafta performans haftası olmak zorunda değil. Yorgunsan, zihnin doluysa, duygusal olarak zor bir süreçten geçiyorsan şefkat kelimesi haftayı yumuşatır. Bu kelime, kendini acımasızca eleştirmeyi bırakma çağrısıdır.
Yedinci kelime: İstikrar.
Büyük atılımlar değil, küçük ama düzenli adımlar. Her gün 20 dakika okuma, her gün 15 dakika yazma gibi. İstikrar haftasında mucize beklemezsin; süreklilik kurarsın.
Sekizinci kelime: Netlik.
Kararsızlık yoran bir şey. Netlik haftasında karar verirsin. Ertelediğin konulara bir çizgi çekersin. “Bunu yapacağım” ya da “Bunu bırakıyorum” dersin. Bu kelime zihinsel yükü hafifletir.

Dokuzuncu kelime: Üretim.
Tüketmek değil, üretmek. Okuduklarını yazıya dökmek, düşündüklerini not almak, bloguna içerik üretmek. Bu kelime özellikle yaratıcı haftalar için çok güçlü.
Onuncu kelime: Denge.
Çalışma ve dinlenme, sosyal hayat ve yalnızlık, üretim ve tüketim arasında denge kurmak. Eğer bir süredir bir tarafa fazla yükleniyorsan, bu kelime haftayı toparlar.
Haftalık tema kelimesini seçerken uzun uzun düşünmene gerek yok. Pazar akşamı ajandanı aç ve kendine şunu sor: “Bu hafta en çok neye ihtiyacım var?” Cevap genelde tek kelime olur. O kelimeyi haftanın başına yaz. Hatta büyük harflerle yaz. Belki küçük bir çerçeve içine al. O artık haftanın niyeti.
Ben bu yöntemi özellikle planlama defterleriyle birlikte kullanmayı seviyorum. 3 aylık kitap okuma planı yapıyorsan, her haftayı ayrı bir kelimeyle de destekleyebilirsin. Mesela ilk hafta “odak”, ikinci hafta “istikrar”, üçüncü hafta “derinlik”. Böylece plan sadece sayılardan ibaret olmaz; bir ruhu olur.
Çünkü mesele sadece yapılacakları bitirmek değil. O haftayı nasıl yaşadığını da hatırlamak.


Yorumlarınız benim için değerli!