Haftalık Plan Nasıl Yapılır? (Gerçek Hayata Uygun)

Haftalık plan yapmak çoğu zaman kulağa çok düzenli, çok disiplinli ve biraz da yorucu gelir. Hele çalışan, çocuklu ya da zihni sürekli dolu biriysen “zaten plan yapsam da tutmuyor” cümlesi tanıdıktır. Ama sorun plan yapmakta değil; gerçek hayata uymayan planlar yapmaktadır.

Ben haftalık planı, her dakikası dolu bir programdan çok, haftaya tutunacak birkaç sağlam ip gibi görüyorum. Çünkü plan; hayatı sıkıştırmak için değil, hayatın içinde nefes alabilmek için var.

Haftaya başlamadan önce zihni boşaltmak

Gerçekçi bir haftalık planın ilk adımı ajandaya yazmak değil, kafayı boşaltmak. Haftaya dair aklında ne varsa — yapılacak işler, ertelenmiş telefonlar, unutulmasın dediğin küçük detaylar — hepsini bir kâğıda dökmek büyük rahatlık sağlıyor. Bu aşamada sıralama, gün ayırma ya da düzen önemli değil. Amaç zihnindekileri dışarı almak.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Estetik Not Alma Teknikleri

Çünkü plan yaparken en büyük hata, zaten dolu olan bir zihnin üzerine yeni yükler eklemek.

Her gün için değil, hafta için plan yapmak

Haftalık planın en önemli farkı, her günü ayrı ayrı mükemmel hâle getirmeye çalışmamak. Bunun yerine haftaya genel bir çerçeve çizmek gerekiyor. O hafta seni yoran, zaman alan ya da öncelik olan işler neler? Bir–iki ana hedef belirlemek çoğu zaman yeterli oluyor.

“Bu hafta mutlaka bitmesi gerekenler” ve “olsa iyi olur” diye ikiye ayırmak planı daha uygulanabilir hâle getiriyor. Çünkü her şey aynı derecede acil değil.

Günleri kapasitesine göre değerlendirmek

Gerçek hayatın en büyük gerçeği şu: Her günün enerjisi aynı değil. Pazartesiyle perşembe, cuma ile pazar aynı performansı bekleyemez. Haftalık plan yaparken günleri değil, kendi kapasiteni dikkate almak gerekiyor.

Yoğun iş günlerine daha hafif görevler koymak, daha sakin günlere zihinsel işler eklemek planın sürdürülebilir olmasını sağlıyor. Aksi hâlde plan daha haftanın ortasında çöküyor.

Boşluk bırakmak planın bir parçasıdır

Çoğumuz plan yaparken her boşluğu doldurmaya çalışıyoruz. Oysa gerçekçi bir haftalık plan, içinde mutlaka boşluk barındırır. Çünkü beklenmeyen işler, ertelenen sorumluluklar ve aniden çıkan yorgunluklar hayatın bir parçası.

Planında “hiçbir şey” yazan alanlar varsa, o plan gerçek hayata daha uygundur. Bu boşluklar hem telafi alanı hem de nefes aralığıdır.

Kendine ait zamanları özellikle yazmak

Haftalık planlar genelde başkaları için yapılan işler üzerine kurulur. Oysa planın içine kendinle ilgili küçük alanlar eklemek çok şeyi değiştirir. Bu bir kahve molası, kısa bir yürüyüş ya da sadece sessiz kalma zamanı olabilir.

Ajandada kendine ayrılmış zamanları görmek, planın sadece yapılacaklar listesi değil, bir yaşam düzeni olduğunu hatırlatır.

Her şeyin plana uymaması normaldir

Bir haftalık planın amacı yüzde yüz uygulanması değildir. Bazen yarısı bile yapılamaz ve bu başarısızlık değildir. Plan; haftaya yön vermek, dağılmamak ve öncelikleri hatırlamak için vardır.

Plan tutmadığında planı suçlamak yerine, planı yeniden düzenlemek çok daha sağlıklıdır. Gerçek hayata uygun olan budur.

Haftayı kısa bir değerlendirmeyle kapatmak

Haftanın sonunda beş dakikalık bir değerlendirme yapmak, bir sonraki haftayı çok daha kolay hâle getirir. Neler işe yaradı, neler fazla geldi, hangi günler daha yorucuydu… Bu küçük farkındalıklar zamanla sana en uygun planlama biçimini oluşturur.

Sevgilerle

Yeni haberler için bu siteyi Google News’ten takip etmeye devam edebilirsiniz. Bu yazıyı beğendiyseniz sosyal medya hesaplarınızdan paylaşırsanız fazlasıyla teşekkür etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi için beni sosyal medyada takip etmeyi unutmayın – FacebookInstagramPinterest ve Twitter.

Bu yazıyı daha sonra okumak için yazıdaki görseli Pin’leyebilirsiniz!

Yorumlarınız benim için değerli!