Yangınlar ve Başka Bir Sürü Şey

Bu yazı yine bir iç dökme yazısı olacak. Ülke olarak son birkaç yıldır yüzümüz maalesef gülmüyor. Tüm dünyada pandemiden sonra zaten bir tükenmişlik, umutsuzluk hasıl oldu bünyelere ama herkes bir şekilde ayağa kalkarken biz sosyal varlıklar olarak sosyal olamıyoruz. Bir sürü kayıpla baş başa kalkıyoruz her gün ama her gün.. Bursa’da yangını söndüren vatandaşların fotoğraflarının altına biri yorum yazmıştı; Çok yalnızız lan!

Gerçekten bu ülkenin vatandaşları olarak çok yalnızız. Çok üzücü. Arkadaşım şu an yurtdışında. Geçenlerde dedi ki biz çantalarımızı kafede alt katta bırakıyoruz kafenin terasına çıkıyoruz 1-2 saat sonra inebiliyoruz çünkü cezalar çok çeldirici. Sen vatandaş olarak kendini her şeyden her kötülükten zorunda değilsin yani. Bir ceza var. Düzenli uygulanan bir hukuk sistemi var. Biz kendi sağlığımızı, güvenliğimizi, eğitimimizi kendimiz sağlamalıyız.

Bir de diğer içimde kalan konu sosyal medya paylaşımları. Kimse kimseye tatile gitme, eğlenme, hayatı kendine zehir et demiyor ama be kardeşim ülkenin ciğerleri yanarken de üst üste tatil storylerinin arasına yalandan bari bir tepki hikayesi de paylaş. Ya da hiçbir paylaşım yapma. Bazılarını anlıyorum şirket hesabıdır, negatif basmak istemiyordur ama hiç mi görüşün yok hiç mi üzülmedin. Bir vatandaş olarak hiç mi tepki koymuyorsun. Bir de dün canımız milli gururumuz Ebrar olayı oldu ki ona hiçbir şey diyemiyorum. Ateşini yolla bana diye de şarkılı hikaye atmazsın artık şanssızlık mı diyim ne diyim bilemiyorum.

Velhasıl normalleşmeye çalıştıkça normalleşemiyoruz. Her hareketin eleştirilmesine karşı biri olarak bugün biraz eleştirmiş oldum ama bu sefer de böyle olsun. Mentali toplamaya çalıştıkça toplayamıyorsan kendine yüklenme kimse iyi değil.

Sevgilerle..

Yorumlarınız benim için değerli!